KURBAN BİLİNCİNDEN ÖZGÜRLEŞMEK

KURBAN BİLİNCİNDEN ÖZGÜRLEŞMEK

 

Öncelikle bilmeliyiz ki hepimizin içinde kuvvetli bir yaratma gücü var. Şimdikiye kadar yaşadığımız her şey kendi bilinçli olarak veya bilinçsiz olarak düşündüğümüz, hissettiğimiz veya inandığımız şeylerin birer sonucu. Bunu bilmek kendi hayatının sorumluluğunu ve kişisel gücü ele almak ile eş anlamlıdır.

Yaşamın sorumluluğunu eline almak yıllarca kurban bilinciyle yaşamış olan insanlık için zor olabilir. Suçu başkalarına, dünyaya, koşullara atarak işin içinden çıkabiliriz. Bu çok daha kolay gelir ama maalesef bunun sonu çıkmaz sokaktır. Bu şekilde hayatımızdaki ilişkileri, durumları veya herhangi bir şeyi değiştiremeyiz. Hatta suçlamak durumları zamanla içinden çıkılamaz bir hale sokar.

Başımıza gelen her şey de bunu neden yaşıyorum? Şu an bu durumdan öğrenmem gereken ne var? diye sorarsak ve anlamaya çalışırsak bir daha o olayın başımıza gelme ihtimali azalır, gelse bile bizi aynı şekilde etkilemez ve hayatımızın akışını bozamaz. İşte bu sorumluluğu ele alıp ‘’benim bu durumda üstüme düşen ne? ‘’diye sormalı kendi içimizi düzenleme yoluna gitmeliyiz. . Böylece yaşanan her gün bir öğrenme ve gelişme süreci olmaya başlar bizim için. Bununla birlikte içimizdeki iyileştirme dış koşullarımıza yansıyacak ve sıkıntı yaşadığımız konularda mutlaka değişimler, düzelmeler olacaktır.

Sorumluluk almak demek kendini suçlamak ile karıştırılmasın. Her ne kadar başlarını suçlamanın bize hiçbir faydası olmayacağı gibi kendimizi suçlamakta bize hiç bir şey kazandırmaz aksine daha çok kısırdöngüne sokar hayatımızı.

Tabii tüm bunların geçmiş yaşamlarla da oldukça yakından ilgilisi var. Şimdiki hayatında gücünü eline almaktan kaçınan kurban bilinciyle sürekli etrafındaki durum ve olayları suçlayan kişilerin geçmiş hayatlarına baktığımda yine kendileri bir şekilde kurban ettiklerini görüyorum. Oradaki enerjinin mutlaka çözümlenmesi ve dönüştürülmesi gerekiyor. Böylelikle dönüşen enerji ve kazanılan farkındalık yoluyla kişi şimdiki hayatında iş, ilişki, bereket ve daha birçok konuda oldukça etkili sonuçlar alınabiliyor.

Yaşadığımız her şeyin bilinçaltı veya bilinçli olarak hayatımıza aldığımızı bilirsek ve içimize dönüp onu değiştirme yoluna girersek hem hayatımızın direksiyonu başkalarının elinden alırız hem de içimizdeki özümüzün aslında ne kadar güçlü olduğunu tekrardan hatırlayabiliriz.

Sevgiyle

Elif TATLICI

HAYATLAR ARASI REGRESYON

HAYATLAR ARASI REGRESYON

Her ruhun kendi tekamül yolcuğunda bir gün soracağı bir sorudur “Ben neden buradayım?” Ama aslında o derin yolcuğumuzdaki mana bulma çabası bu soruyla bizi farklı bir tekamül düzeyine götürmeye başlamıştır.

Hayatlar arası regresyonu da bu noktada ruhların insan olarak yaşarken de yaşam planını güncellemesine yardımcı olur.

Bu çalışmayı dünyada ilk uygulayan ve bizlere kazandıran Amerikalı psikolog Michael Newton‘dur. Michael Newton’un terapileri esnasında danışanlar kendiliğinden ışıktan, rehberlerden ve bu dünyaya gelmeden önceki ruhsal boyuttan bahsetmeye başlıyorlar. Michael Newton’da derin trans halinde hemen hemen aynı şeyleri hatırlayan danışanlarının anlattıklarından yeni bir terapi sistemi oluşturuyor. Bunu da kendisinin süperbilinçaltı dediği daha derindeki hatıralarımızın kayıtlı olduğu bölüme ulaşarak yapıyor.

Bu çalışma esnasında kişi, şuanki hayatına doğmadan öncesini; bu hayatıyla ilgili ruhsal planını, aile seçimini, beden seçimini, doğacağı ülkeyi ve bunların nedenlerini hatırlıyor. Aynı zamanda ruh ailelerini, yakın dostlarını, bazı kişilerle olan ilişkilerini, neden o cinsiyette olduğunu, kiminle evleneceğini derin bir biliş ve kavrayışla hatırlıyor. Ruhsal katta yaşananları, orada geçirdiğimiz zamanı hatırlarken rehberlerle birlikte şimdiki hayatta yaşanacak belli başlı deneyimler de seçiliyor.

Rehberlerle birlikte seçilmesinin nedeni onların artık dünya deneyimini tamamlamış, bilge öğretmenler olarak ruhlara yol göstermelerinden dolayıdır.

Her ruhun ruhsal olarak ilerlemesi için ona yardımcı olan ışık rehberleri vardır. Kur’an-ı Kerim’deki İnfitar Suresi‘nde de “Kuşkusuz sizin üzerinizde koruyucular ve bekçiler var. Çok değerli yazıcılar, bilirler yapmakta olduğunuzu” deniyor. Ruhsal planımızı seçerken bizlere yol gösteren yüksek enerjili, bilge ve sevgi dolu rehberlerimiz bedenlendiğimiz zaman da bizimle birlikteler. Ve zaman zaman bize işaretler yoluyla yol göstermektedirler.

Örneğin; kişi bu hayatta en çok anlaşamadığı aile üyesinin veya çevresindeki bir kişinin ruh ailesinden olduğunu farkediyor. Öğrenmesi gereken bir yaşam dersinden dolayı o kişinin ona o şekilde davrandığını anlayınca o kişiye karşı bakış açısı bir anda değişebiliyor. Çözmesi gereken durum ve konuları tekrar hatırlayan kişi, eğer kendi ruhsal planından çıkmış durumdaysa rehberlerinin yardımı ve tavsiyeleriyle ana yola tekrar girebiliyor.

Yine tüm regresyon çalışmalarında olduğu gibi Hayatlararası regresyonu da kişiye özgü bir çalışmadır. Kişi şimdiki hayatında hatırlaması gereken kadarını, bilmesi gereken kadarını hatırlayacaktır. Yolunu kaybetmiş, kendini çıkmazda hisseden, yaşam amacını öğrenmek isteyen veya ruhsal tekamülü açısından daha çok farkındalık sağlamak isteyen kişiler için uygun ve kıymetli bir çalışmadır.

RUHSAL EKLENTİLER ( DAVETSİZ ENERJİLER)

RUHSAL EKLENTİLER ( DAVETSİZ ENERJİLER)

 

Her ruhun dünya deneyiminin bittiği ve ışığa geçtiği bir an vardır. Bu fiziksel bedenden ruhun ayrılmasıyla kazandığımız deneyimlerle birlikte okuldan ayrılmamız ve yuvaya dönmemiz gerektiren bir süreçtir.

Fakat bazen bu süreç bazı nedenlerden dolayı bu şekilde işlemeyebiliyor. Örneğin savaşta ya da ani bir şekilde ölen kişilerde ruh bu süreci izleyemiyor ve yolunu kaybediyor. Dünya düzleminde bedensiz bir şekilde kalıyor ve öldüklerinin farkına varamıyorlar. Genellikle mekanlarda ya da rahatlık olması açısından bir kişinin enerji alanında yaşamaya devam edebilen ruhlar kendi frekansına yakın kişilere çekiliyorlar.

Örneğin kürtaj sonucunda ışığa kavuşamayan annenin enerji alanında yaşayan bebek annenin tüm yaşamı boyunca onunla birlikte kalabiliyor.

Aynı şekilde şefkat ihtiyacıyla kişiye çekilen ya da korku, yalnızlık, endişe, sevgisizlik duygularıyla eş değerde olan benzer ruhları kendimize çekebiliyoruz.

Aslında her kişinin kendiliğinden yabancı enerjilerden koruma sistemi var. Fakat hastalık, üzüntü, ameliyat gibi durumlarda koruma sistemimiz zayıflıyor tıpkı açık yaraya bakterilerin gelmesi gibi biz de bu enerjileri kendimize çekebiliyoruz.

Eklenti olan ruh genelde kendisiyle aynı duyguları yaşayan (korku, öfke, yalnızlık vb. ) kişilere çekilip onların enerji alanında yıllarca kalabiliyor. Bu ise kişide depresyon, öfke, sürekli olumsuz duygular, düşük enerjiye ve özel bağımlılıklara yönelmeye neden oluyor. Aynı zamanda bu kaybolmuş ruhlar yaşadığı zamandaki sevdiği kişilerin olduğu mekanlarda ya da enerji alanlarında da kalabiliyorlar.

Bu yolunu kaybetmiş ruhları cezalandırılmış olarak düşünmek oldukça yanlış olur. Sadece bazı nedenlerden dolayı yolunu kaybetmiş ruhlar olarak nitelendirmek daha doğrudur.

Özellikle şu zamanlarda bu konu dünyada da oldukça yaygın bir konudur. Korkulacak herhangi bir durumu yoktur. Kişinin kendisinin koruma sistemi zaten mevcuttur. Enerjiler kişide yorgunluk ve enerji düşüklüğü yarattığı gibi teşhis ve temizliği yapılmaktadır. Işık ile temizliği yapıldıktan sonra bu enerjinin hangi duygularla çekilmiş olduğunu tespit edip bu zaaf duyguların üzerinde çalışılması gerekir.

Eklenti enerji temizliği kişiyi oldukça rahatlatıp etkili değişimler sağlar aynı zamanda kişinin zaaf duygularını tespit edilmesi için de önemlidir.

Anlaşılacağı gibi aslında bir çok şey bizim kendimize dönüp zaaflarımızı tespit edip onları iyileştirme yoluna girmemiz için birer aracıdır tekamül yolculuğumuzda. Eklenti konusuna da bu şekilde bakılması uygun olacaktır.

 

Sevgi ve şükranlarımla

ELİF TATLICI

ŞİMDİKİ HAYAT REGRESYONU VE ÖNEMİ

ŞİMDİKİ HAYAT REGRESYONU VE ÖNEMİ

Şimdiki hayat regresyonu da geçmiş yaşam regresyonu gibi kişinin hayatında oldukça önemli değişimler sağlıyor.

Anne karnında itibaren yaşadığımız tüm olayların fiziksel,duygusal ve ruhsal olarak çözülmesini bizim şu an ki yaşamımızı etkileyen duyguların dönüşümüne  katkıda bulunuyor.Çocuk anne karnındayken annenin duygularını aynı kendi duygularıymış gibi hissedip etkileniyor.Aynı zamanda anne ve baba arasında tüm tartışma veya benzeri şeyleri algılıyor ve bu durumlar bebekte travma olarak kaydoluyor.

Doğumdan sonra çocukluk döneminde aile içinde ,akrabalar veya arkadaş ortamında yaşanılan bir çok şey duygu,düşünce kalıplar olarak çocuğun yetişkinlik zamanlarında yaşayacağı hayatın temellerini oluşturuyor .

Şimdiki hayatında yakınını kaybedenler seansta  o kişinin ruhsal enerjisiyle iletişime geçip o kişinin nasıl olduğunu öğreniyorlar.Bu kişide büyük bir anlayış,affediş,kabul ve farkındalık yaratıyor.Kaybettiği yakınınında bir birey olduğunu onunda bir yaşam planı olduğunu anlıyor.

Ebeveyn boşanması,taciz ,tecavüz gibi olaylar da kişinin çocukluk veya gençliğinde yaşadığı enerji olarak çözülmesi gereken önemli durumlardan biridir.Özellikle küçük yaşta yaşanan taciz veya tecavüz aile bireylerine bile anlatılmıyor ve bu kişide bir yara olarak kalıyor ve hayatı boyunca erkekler ile olan tüm ilişkilerine yansıyor.Tüm bunların enerji olarak çözülmesi kişide önemli açılımlar yaratıyor.

Kişi şimdiki hayatının yaşam amacını öğreniyor ve bundan sonraki hayatında nasıl daha etkin,verimli yola devam edeceğinin farkındalığını kazanıyor.Geçmiş yaşam regresyonunda olduğu gibi olumsuz enerji yerini pozitif enerjiye,ışığa ve güvene bırakıyor.

Sevgiyle

Elif TATLICI

 

VAKA ÖRNEĞİ-ROGER WOOLGER

VAKA ÖRNEĞİ-ROGER WOOLGER

Wendy adını vereceğim bir danışanım, çocukları okula giderken hatta evin dışında diğer çocuklarla oynarlarken, korkunç endişe atakları geçiriyor; çocuklarından uzun süre ayrı kalmaya dayanamıyordu. Uzun yıllar boyunca birçok terapiste gitmiş, kendi çocukluğunu incelemiş ama bu korkusunu açıklayabilecek hiçbir şey bulamamıştı. Dolayısıyla da  endişeleri, korkuları hala devam etmekteydi. Öyle ki, çocuklar birer yetişkin olup kendi ailelerini kurduklarında bile onlar hakkında endişelenmekte, onlara sık sık telefon etmekteydi.

Sebebi araştırmak için yaptığımız regresyon seansında Wendy kızılderili bir çocuk olduğu bir yaşama gitti. Anlattığı öyküde çocuk on veya onbir yaşındayken babasıyla ava gitmişti. Eve döndüklerinde köylerinin saldırıya uğradığını görmüşlerdi. Annesinin ve küçük kardeşlerinin tecavüze uğrayıp öldürüldüğüne tanık olmuştu. Babasıyla birlikte bıçaklarla ve oklarla saldırganları uzaklaştırmaya çalışmışlardı. Genç çocuk cesurca ileri atılmış ama o da, babası da beyazların silahlarıyla öldürülmüştü. Regresyonun doruk noktası çocuğun ölüm anıydı. O ve babası aslında çaresiz olmalarına rağmen, ailesinin ölümünden kendisini sorumlu tutmuştu. Ölüm anındaki duyguları ıstırap, keder, korku ve suçluluğun korkunç bir karışımıydı; “Onları asla yalnız bırakmamalıydım.” diye düşünüyordu.

Bu öykü Wendy’nin farkındalığında su yüzüne çıktıktan sonra, kendi ailesiyle, çocuklarıyla ilgili endişelerinin, bilinçaltı bir biçimde geçmişteki o yaşamdan kaynaklandığını anladı. Bu ömrün şuuraltında bir yerlerde eski bir fon müziği gibi sürekli çalmakta olduğunu fark etmesi, onu silebilmesini sağladı. Wendy bugün kendine şunu söyleyebiliyor: “Ailem bugün güvende. Bu sadece eski bir öykü ve ben onu bir kenara bırakabilirim.”

Geçmiş Yaşamlarınızı İyileştirmek

 

ANDA KALMAYA REGRESYONUN FAYDASI

ANDA KALMAYA REGRESYONUN FAYDASI

Anda kalmak bilinçaltının esaretinden çıkmak demektir.Bilinçaltımızdaki kalıplar..korkular bizim şimdiki anda kalmamıza engel olur.Tüm bu korkular,olumsuz inançlar biz günlük hayatımızı sürdürürken kendiliğinden veya bir kişi olay veya durumun bizi tetiklemesiyle ortaya çıkar.Örneğin bir kişi bir durum karşısında şiddetli tepkiler gösterirken başka birisi aynı tepkiyi göstermeyebilir aynı durum karşısında çok sakin davranabilir.Çünkü diğer insanın bilinçaltında o korku kalıbı yoktur.Bu kalıplar geçmiş anılarımızdan gelmektedir.Ve şimdiki anı yaşamamıza engel olup sürekli bir korku ve endişe girdabı içinde yaşamamıza ve hayatta zevk alamaz hale gelmemize neden olur. Regresyon terapisinin en önemli faydalarından biri de budur.An da kalabilmek..Geçmişin yükü o kadar fazla ki bu şimdiki anımızın üzerini kaplıyor ve duygusal, ruhsal ,bedensel ve zihinsel olarak yıllar boyu bunun ağırlığını taşıyoruz.
Kişi tüm bu ağırlıklardan samimiyetle kurtulmak istediği an da korkularla yüzleşip dönüşüme niyet ederek bunu başarabiliyor.Bu korkuları blokajları dönüştürmek an da kalmayı kolaylaştırdığı gibi aynı zamanda geleceği yaratma sürecinde de isteklerimizin daha çabuk gerçekleşmesini sağlıyor.Çünkü geleceği yaratan şimdiki bilinç durumumuzdur yani şimdiki anımızda korku endişe varsa yarattığımız şeyde bu düşük titreşimde bir yaratım olacaktır ve bu durumda korktuğumuz şeylerin başımıza gelmesine kaçınılmazdır.İsteklerimizin..rüyalarımızın..hayallerimizin altındaki engelleri..yani korku..endişe..haketmeme duygusunu..olumsuz inanç kalıplarını temizlenmeye başlayınca engeller kişi anda kalmaya başıyor aynı zamanda niyetler ,hayaller hızla gerçekleşmeye başlıyor.Çünkü bu isteklerimizin gerçekleşmesini engelleyen blokajlar temizlenmiş oluyor.Yapmamız gereken korkuları dönüştürüp enerjimizi saf hale getirmek.Böylece akışın enerjisiyle bir olup onunla beraber akma cesaretini gösterebiliriz..İşte o zaman hayat huzura,teslimiyete,şükrana dönüşüyor.

Sevgi ve ışıkla

TAVSİYE KİTAPLAR

TAVSİYE KİTAPLAR

Ruhun Derinliklerine Yolculuk  –  Diba Ayten Yılmaz

Ruhların Yolculuğu – Michael Newton

Ruhların Kaderi –  Michael Newton

Başka Yaşamlar, Başka Benlikler – Dr. Roger  C.Woolger

Tekrar Doğuşu Keşfetmek – Hans Ten Dam

Işığı Arayanların Karanlık Yanı -Debbie Ford

Cesaret -Debbie Ford

Gölgenin Sırrı- Debbie Ford

İlahi Matriks – Gregg Braden

Yol ve Erdemin Kitabı – Lao Tzu

Dikkat : Ruh Eşiniz Çıkabilir – Janet Cunningham

Büyük insan potansiyeli- Tom Kenyon – Wendy Kennedy

Yaratıcı İmgeleme – Shakti Gawain

Sevgi mi? Bağımlılık mı?-Brenda Schaeffer

Neden Ben, Neden Bu, Neden Şimdi – Robin Norwood

Niyet Etmenin Gücü – Dr. W. Dyer

 

KUANTUM VE YAŞAM

KUANTUM VE YAŞAM

Yaşam nedir ? Yaşam sadece şahit olmaktır. Olmuş olanlara, olmakta olanlara, olacak olanlara anlarda şahit olmaktır. Her an içinde yaşananlar aslında sadece olma olasılığı olanlar arasındaki seçimlerimizdir. Kuantum tam da bu noktada devreye girer.Bizler aslında yaşamakta olduğumuz her şeyi çok daha önceden seçtik . Aslında çoktan bu olasılığı var ettik. Geçmiş dediğimiz bir zaman diliminde düşündüğümüz bir şeyi bugün yaşıyoruz. Düşünce tüm diğer maddeler gibi enerji ve kuantlardan oluşur. Yani aslında bugün yaşadıklarımız çok daha evvelden düşündüklerimizdir. İşte düşüncelerin maddeye dönüşümü budur.
Read more

BİLİNÇALTI VE ÇEKİM YASASI

BİLİNÇALTI VE ÇEKİM YASASI

Bilinçaltımız inandığımız şeyleri çeken bir mıknatıs gibidir adeta. Çünkü bilinçaltımız inandıklarımız doğrultusunda titreşimler yayar ve tüm durum, koşul, kişileri  ona göre yaşantımıza çekeriz. Örneğin hayatınızda ilişkilerle ilgili sorun yaşıyorsanız birçok olumlama ve dilekte bulunmanıza rağmen bir türlü isteğiniz gerçekleşmiyorsa, bilinçaltı kayıtlarınızda ilişkilerle ilgili olumsuz inanç, korku veya blokaj var demektir. Bu kalıplar bilinçaltımızdayken istediğiniz kadar olumlama yapın sonuç alınmıyor maalesef.
Read more